Cars filmlerinin eğlenceli kahramanları Şimşek McQueen ve arkadaşları, beyazperdeden sonra şimdi de dokunmatik ekran teknolojisiyle karşımızda. Sanal dünya ile klasik oyuncak anlayışını birleştiren Disney, çocuklara yakında çok daha sık karşılaşacağımız bir dünyanın kapılarını aralıyor.
Disney Pixar’ın ilk defa 2006 yılında beyazperdeye koyduğu Cars animasyon filmi, oldukça ses getirmişti. Kırmızı yarış arabası Şimşek McQueen ve arkadaşlarının başından geçen bir dizi olayı izlediğimiz animasyonda, Amerika’nın en iyi yarışlarından biri olan Piston Kupası’nı kazanma macerasına tanıklık etmiştik.
Disney Pixar, Cars’ın gördüğü ilgiden memnun kalmış olacak ki serinin ikinci filmi Cars 2 ile 2011 yılında yeniden beyazperdelerde yerini aldı. Yeni animasyonda McQueen, Radiator Springs kasabasında en iyi arkadaşı Mater ve sevgilisi Sally ile geçirdiği sakin hayatı bırakıp yine maceralara atılıyor. İtalyan Formula 1 şampiyonu Francesco Bernoulli’nin bir televizyon programında yaptığı meydan okumaya kayıtsız kalamayan kahramanımız, kendisini Japonya ve Avrupa’da düzenlenen Dünya Grand Prix yarışlarında, maceranın ortasında buluyor; tabii ki, en yakın arkadaşı Mater ile birlikte.
En az ilki kadar ses getiren bu ikinci film ile Disney Pixar’ın bir kez daha küçüklerin büyük dünyasına adım atmayı başardığı yadsınamaz bir gerçek. Tüm bu gelişmelere bakarak bile, yıllardır Disney’in beyazperdede ortaya koyduğu ve çoğumuzun ezbere sayabileceği birçok efsane karakterin yanında, Cars filminin başrol oyuncularının da yer almaya başladığını söyleyebiliriz.
McQueen, Mater ve diğer karakterler Disney animasyon tarihinin şimdilik sonuncu, yepyeni ve oldukça orijinal bir oyuncak serisi olanAppmates’in ise, ilk kahramanları olarak karşımıza çıkıyor. Yapımcı şirket yenilikçi bir adımla, günümüzün en popüler teknolojilerinden olan dokunmatik ekran ve büyüklerin özlemle andığı klasik oyuncak anlayışını birleştirmeyi başarmış. Adı Disney Application Toys olarak belirlenen “yeni” ürün konseptinin, özellikle çocuklarının sanal dünyanın soyut derinliğinde kaybolmasından rahatsız olan anne ve babalar için bir nebze de olsa güzel bir haber olduğu söylenebilir.
Disney Appmates-Cars ile keyifli saatler geçirebilmek için, Apple’ın iPad ürününe özel olarak tasarladığı uygulamasını AppStore’dan ücretsiz olarak cihazınıza indirmeniz temelde yeterli. Fiziksel olarak oyuncağınız olmadan da oyunun çalıştırılması mümkün. Ancak bu, eğlencenin sadece bir yarısı. Söz konusu hibrit teknolojinin tadını tam anlamıyla çıkarabilmek için ise, kahraman arabalardan en az bir tanesini edinmeniz gerekli. Gerçek dünya ile iPad teknolojisini bir araya getiren seride, toplam 4 adet oyuncak araba yer alıyor: Şimşek McQueen, Holley Shiftwell, Finn McMissile ve Tow Mater. McQueen ile Shiftwell bir paket, McMissile ile Mater ise ayrı bir paket olarak piyasaya sunulmuş. Plastikten imal edilmiş oyuncakların boyları oldukça küçük; yaklaşık5 cm. Bu nedenle 3 yaş altındaki çocukların kullanımı açısından sakıncalı olduğunu belirtmekte fayda var.
AppStore’dan ücretsiz olarak indirdiğiniz uygulama sayesinde iPad’iniz, her oyuncağın altına yerleştirilen 3 adet özel sensör yardımı ile kahramanınızın kimliğini, konumunu ve yöneldiği doğrultuyu algılayabiliyor. Sonrası ise çocuğunuzun yaratıcılığına kalmış. Sahip olduğu gerçek oyuncağı ile kocaman sanal bir dünyayı keşfetmek, karaktere özel misyonları tamamlamak veya filmde yer alan 5 farklı yarış pistinin tozunu attırmak artık onun elinde.
Oyuncağın iPad’inizin yüzeyinde çizik oluşturma olasılığı oldukça düşük olmakla birlikte böyle bir risk mevcut. Ancak yapılan araştırmalar, oyuncağın oldukça sert bir şekilde yüzeye vurulması haricindeki durumlarda böyle bir ihtimali pek mümkün görmüyor. Disney Appmates-Cars, bu olasılığı göze alan ebeveynlerin 4 yaş ve üzerindeki çocuklarına alabilecekleri güzel hediye olarak öne çıkıyor.
İnteraktif Lego deneyimi: Life of George
Her yaştan kullanıcıya yaratıcılıklarını geliştirme konusunda geniş imkânlar sağlayan Lego, teknolojide yaşanan gelişmeleri de yakından takip ediyor. Bir iPhone/iPod Touch uygulaması ile Lego parçalarını birlikte kullanan Life of George, dünyanın ilk interaktif oyunu olma özelliğine sahip ve inşa etme becerilerinizi ölçüyor. 14 yaş üzeri için üretilen oyun, satın aldığınızda oyun matı ile 144 temel parçaya ek olarak, kılavuz ve George stickerlarıyla geliyor. AppStore’dan ücretsiz olarak indirebileceğiniz uygulamada ise solo veya 2 kişilik oyun seçenekleri mevcut. Zamana karşı yarıştığınız oyunda, her birinde 10 adet yapı oluşturmanız beklenen 12 seviye bulunmakta. Her bir seviye sonunda LEGO parçalarını kullanarak oluşturduğunuz yapının fotoğrafını çekiyor ve uygulamanın size puan vermesini sağlıyorsunuz. Ayrıca kendi tasarladığınız yapıların fotoğraflarını paylaşmanızın da mümkün olduğu bir oyun modu bulunuyor. İki zorluk seviyesinin yer aldığı uygulama sayesinde Lego’nuz ile interaktif ve eğlenceli saatler sizi bekliyor.
Vtech’den dokunmatik oyuncak InnoTab
InnoTab, dokunmatik ekranı ve hareket sensörü ile çocuklarınıza interaktif bir öğrenme deneyimi sunuyor. Elektronik kitap, boyama ve çizim, video ve müzik oynatma uygulamaları ile hareket sensörünün kullanıldığı oyunlar cihazın öne çıkan özelliklerinden. InnoTab, çocukların yaratıcılıklarını farklı aktivitelere kanalize edebilen bir araç olmanın yanı sıra, aynı zamanda internetten indirebileceğiniz içeriklerle de sürekli kendisini yenileyen bir oyun ve öğrenme ortamı. 4 ila 9 yaş arasındaki çocuklara hitap eden InnoTab’in içinde yer alan standart pakete ek olarak, çocuğunuzun en sevdiği film ve çizgi film karakterlerini içeren kartuşları da kullanabilir; öğrenme sürecini daha heyecanlı ve sürükleyici bir hale getirebilirsiniz.
Bu yazı 800 Watt elektrikli kaykay satın alarak kullanan bir kişiye yazdırılmış elektrikli kaykay tanıtım yazısıdır.
Avrupa’da ve Amerika’da bugünlerde çok popüler olan elektrikli kaykayların satışı ülkemizde de başlıyor. Aşırı dozda adrenaline sebep olan bu aletlere sahip olmak isterseniz, ister spor amaçlı ister ulaşım amaçlı olsun mutlaka kask ve diğer güvenlik ekipmanlarını takmanız gerekiyor. Kask için bisiklet kaskı yeterli olacaktır. Diğer ekipmanlar dizlik, bileklik ve arazide kullanacaksanız uygun bir ayakkabı olmalıdır.

Güvenliğin önemini özellikle yazının hemen başında vurguladım çünkü 800 Watt motorlu arazi lastikli bir elektrikli kaykaya 2 aydır biniyorum. Teknik özelliklerinde yazdığı gibi saatte 30 kilometre hıza kadar ulaşabiliyor. Bu hızda tamamen savunmasız kalan bir vücudun ne kadar risk aldığını üstüne binmeden anlamanız mümkün değil. Lütfen bana güvenin ve bu aleti satın almadan önce ekipmanlarınızı satın alın ve onlarsız asla binmeyin!
Bu güçlü aletleri yönetmek videolarda gözüktüğü gibi kolay değil. Gerçi videolarda bir sürü düşen binici de var ama üzerinde uzun süre gidebilmek için en az bir ay antreman yapmak gerekiyor. Bir ay sonra zaten iyice alışıyorsunuz, onsuz yapamaz hale geliyorsunuz. Bağımlılık yapıyor. Bir yere zahmetsizce bu kadar keyifli gitmek sadece motorsiklet ile olur diye düşünürken karşıma bu kaykay çıkınca hayatım değişti. Yolda birbirine beni gösterenler, kampüste arkadaşlarımın dalga geçmesi vs. derken hayatımdan çıkaramaz oldum. Elektrikli kaykayım, 1 metreyi geçen boyuyla, 32 kg ağırlığıyla arabamın arkasında bile bana eşlik eder oldu.

Satın alırken çok kaba ve pille çalışan bir motordan ibaret bir araç gibi gözükmüştü gözüme. Fakat bindikçe içindeki işlemcinin ne kadar akıllıca kodlandığını anladım. Neler mi bunlar, hemen sizlerle paylaşayım:
1. Üstünde ağırlık yoksa kumandanın gazına bassanız bile kaykay yerinden kımıldamıyor.
2. Başkasının kumandası sizinkine karışmaz. Kumanda ile kaykay birbirlerini tanıyorlar. Aynı frekansta başka kaykaylar olsa bile.
3. Bir anda frene basarsanız yavaş yavaş durur. (kumanda tetiğini ileri ittiniz) Arabalardan tanıdığımız ABS fren sistemi var fakat üstünden uçmamanız için onlar kadar sert duruş yapmıyor. Yavaşlayarak duruyorsunuz.

4. Diyelim gaza geldiniz ama elinizdeki kumanda gaza gelmiyor. Arabada olduğu gibi bir anda hızlanmanıza izin vermiyor. Yavaş yavaş, sindire sindire hızlanıyor.
5. Üstünden indiniz ve arkadaşınızla konuşmaya daldınız. 5dk. sonra kumanda kendini kapatıyor. Amaç pil tasarrufu ve unutmuş olmaya karşı önlem. 10 dk. sonra da aynı sebeplerden dolayı kaykay kendisini kapatıyor.
Anlayacağınız bizim düşüneceğimiz ve üstesinden gelemek zorunda olduğumuz tüm tehlikeleri biraz olsun içindeki işlemci (çip veya elektronik beyin vb. de diyebiliriz) ile bize hazır sunmuşlar.
Bu deneyimleri edinince kaykayın çok basit bir araç değil, üzerine çok düşünülmüş bir araç olduğunu anladım. Bu mühendislik başarısından ortaya çok keyifli ve deneyim edinmeye değer bir oyuncak çıkmış.
YeniOyuncaklar.com/magaza adresinde satışı yapılacak olan elektrikli kaykaylar 3 ayrı model ile karşımızdalar.
800 Watt motor gücünde arazi lastikli, 400 Watt motor gücünde standart lastikli ve 250 Watt motor gücünde standart lastikli elektrikli kaykayların teknik özellikleri şöyle:

800 Watt Arazi Lastikli Elektrikli Kaykay
800 Watt Elektrikli Kaykay - Teknik Özellikler:

400 Watt Elektrikli Kaykay
400 Watt Elektrikli Kaykay - Teknik Özellikler:

250 Watt Elektrikli Kaykay
250 Watt Elektrikli Kaykay - Teknik Özellikler:
Casus oyunlarının vazgeçilmez markası Spy-Gear, yeni oyuncağı Yalan Makinesi’yle çocukları heyecanlandırmaya devam ediyor. Yalan detektörü, kutusundan kullanıma hazır bir şekilde çıkıyor ve pilleri takıldıktan sonra eğlenceli oyun başlıyor. Ellerini yalan sensörünün üzerine koyan oyuncu, kendisine sorulan sorulara bir bir yanıt veriyor. Sensör sistemiyle çalışan makine, yalan cevapları yakaladığında LED gösterge ışıklarıyla sinyal veriyor. Eğer gösterge ışıklarının hepsi birden yanarsa oyuncunun yalan söylediği ortaya çıkıyor.
Spy-Gear’ın Yalan Makinesi; özel casus kalemi, yalan sensörleri, kullanım kitapçığıyla birlikte geliyor. Yaş sınırlaması olmayan oyunu, çocuklar arkadaşlarıyla ya da aileleriyle birlikte oynayabiliyor.
Active People, Pluï yağmur topu ile su oyuncaklarına inovatif bir ürün kazandırıyor. Şu ana kadar benzeri yapılmamış bir oyuncak olan Pluï ağzı kapalıyken içinde bulunan sudan baloncuklar yapıyor ve köpürtüyor. Ağzını açtığınızda ise içine aldığı havaya göre farklı şekillerde suyu akıtıyor.
Çocuklar hava basıncı ve suyun yoğunluğuna göre suyun, yağmur topu Pluï’den akışını kontrol ediyorlar. Banyo, havuz ya da denizde oynanmak üzere tasarlanan oyunda çocuklar su ve hava hakkında temel fizik kurallarını oynayarak öğreniyor. Çocuklar için eşsiz bir eğlence vaat eden Pluï, suyu sevmeyen çocukları bile tavlayacak gibi. Yutulabilecek parçalar içermediğinden her yaştan çocuk için banyo arkadaşı olabiliyor.
Paper Jamz’in yaratıcısı WowWee, Laser Tag oyunlarına Light Strike Assault Striker ile yeni bir soluk getiriyor. Light Strike lazer tabancılı bir savaş oyunu ancak bilindik Laser Tag oyunlarına göre çok daha gelişmiş özellikler sunuyor.
Light Strike’ın laser tag oyunlarına getirdiği en büyük yenilik modifiye edilebilir silah sistemi. İnovatif özelliklere sahip olan lazer silahı, hem seri atış modu hem de tekli atış moduna sahip. Oyuncular, isterlerse minigun eklentisiyle daha seri ve daha çok sayıda mermi atabiliyor. Sniper eklentisiyse daha keskin atışlar yaparak uzaktaki düşmanları eleme imkanı veriyor. Düşman dedektörüyle düşmanları yaklaşırken tespit edip onları pusuya düşürebiliyor ya da bomba atar eklentisiyle birden fazla düşmanı aynı anda ortadan kaldırabiliyorlar. Her silahın belirli sayıda cephanesi olduğundan çatışma sırasında oyuncular lazer mermilerini harcarken dikkatli olmak zorundalar. Silahın üstündeki gösterge sayesinde oyuncular kaç canları kaldığını da görebiliyor. Pille çalışan Light Strike silahlarının çıkardığı lazer ve vurulma ses efektleriyse çok havalı.
Hasbro puzzle’ı masa oyunlarından çıkarıyor! Hasbro imzalı Ji Ga Zo, üstlerinde farklı resimlerin yer aldığı 300 küçük parçadan oluşan bir puzzle seti. Öncekilerden farkı ise kendi yüzünüz dahil akla gelebilecek her türlü dijital resmin puzzle’ını yapabiliyor olmanız. Kendi bilgisayar yazılımı ile beraber gelen oyunda, oyuncular önce Ji Ga Zo programını bilgisayarlarına yüklüyorlar. Ardından puzzle haline getirmek istedikleri resimleri programa aktarıyorlar. Program ise yüklenen resimden benzeri olmayan bir puzzle haritası oluşturuyor. Bu haritanın çıktısı alınıp gerçek puzzle’a uygulanıyor ve parçaları çevirdikçe resim puzzle tahtasında belirmeye başlıyor.
Ji Ga Zo’nun her parçası özel olarak tasarlanmış, renklendirilmiş ve gölgelendirilmiş. Bu sayede hemen hemen her surattan puzzle yapılabiliyor. Böylece size hazır gelen resimlerin yerine kendi puzzle’ınızı kendiniz yaratabiliyor ve birbirinden komik şakalar hazırlayabiliyorsunuz. Ji Ga Zo, 8 yaş üstü herkese hitap ediyor.
Active People’ın yeni nesil yo-yo oyuncakları arasında sunduğu Astjrojax, yo-yo sevenlere bir dizi yenilik sunuyor. Klasik yo-yo oyuncaklarının aksine bir değil 3 topa sahip olan Astrojax, şimdiden turnuvaları düzenlenen bir oyun haline geldi. Oyun, bir iple birbirine bağlanmış 3 metal topun ağırlıklarını doğru kullanarak, etkileyici hareketler yapmaya dayanıyor.
Astrojax’ın en ilginç özelliği topların kendi sallanma ve hareket etme yollarını oluşturabilmesi. Oldukça basit gibi görünse de ne kadar eğleneceğiniz tamamen sizin yeteneğiniz ve yaratıcılığınıza bağlı. Astrojax’ın oyun sistemi, astronotların eğitimlerinde de kullanılan eğitici bir oyun sistemine dayanıyor.
6 yaşından büyüklere hitap eden Astrojax’lar karanlıkta ışık saçtığından oyun hareketleri karanlıkta daha etkileyici bir hale geliyor. Active People’ın websitesini ziyaret ederek oyun hakkında küçük hileler de öğrenebilirsiniz. http://www.activepeople.com/en/toys/astrojax/
Günden güne artan model oyuncak merakına biz de ortak olduk ve işe yeni başlayanlar için model uçağın inceliklerini anlatmakla başladık.
İnsanların yoğun hayat temposu içinde kendilerine biraz olsun zaman ayırabilmek için sürdürdükleri farklı arayışlardan, hobilerden biridir modelcilik. Bazen de babadan gelir bu merak ve çocukluktan yaşlılığa kadar sizi bırakmaz. Bugün birçok ilde model uçak kulüpleri kurulur ve belli tarihlerde modelcilik etkinlikleri, buluşmaları düzenlenir. Hem dikkat hem de el becerisi gerektiren modelciliğin meraklısı artıyor, gelişmeye ve daha da yaygınlaşmaya devam ediyor.
Zaman ayırdığınıza değecek bir hobiniz olsun istiyorsanız uçak, helikopter, tekne veya araba gibi radyo kontrollü modellerden biriyle modelciliğe başlayabilirsiniz. Biz işe uçakla başladık ve model uçak kullanacakların başlangıçta nelere dikkat etmesi gerektiğine dair birkaç ipucu vermek istedik.
-Başlangıç modeliniz üstten kanatlı modellerden olsun. Üstten kanatlı modellerde rüzgâr kanatların altında kalacağından modeliniz havada süzülerek yavaş hareket edecek. Böylece eliniz alışırken el ve göz koordinasyonunu daha kolay kurabileceksiniz.
-Modelciliğe başlarken kullanıma hazır set halinde satılan modelleri tercih edin. Bu setleri seçerek acemilik döneminizde karşılaşabileceğiniz kırılma ve hasarları en aza indirebilirsiniz. Kumanda, pil, şarj aleti gibi gerekli ekipmanların bir arada bulunduğu başlangıç modellerinin fiyatları 350-400 TL arasında değişiyor.
-Modelleri inceleyin ve en seveceğiniz modeli seçin. Patlar motorlu ya da şarj edilebilir bataryalarla çalışan farklı seçeneklere sahip modellerden hangisini tercih edeceğiniz ise tamamen size kalmış. Biraz motor bilgisine ya da elektroniğe merakınız varsa seçiminizi bu doğrultuda yapabilirsiniz.
-Uçağı geniş bir alanda uçurun. Tekneyi yüzdürmek için suya, arabayı kullanmak için uygun bir zemine nasıl ihtiyaç duyuyorsak uçağı uçurabilmek için de boş ağaçsız bir alana ihtiyacınız olacak. Bir başlangıç uçağı; kalkış için 15 metre, iniş için ise 20-25 metre uzunluğunda bir alana ihtiyaç duyar.
-Yedek batarya edinin. Setin içinden çıkan batarya, model uçağınızı ortalama 15-20 dakika uçurmaya yeter. Yedek batarya alarak bu süreyi arttırabilirsiniz.
-Kendinizi hazır hissetmeden profesyonel modellere geçmeyin. Kullanıma hazır setlerle elinizi geliştirdikten sonra daha profesyonel olan alttan ya da ortadan kanatlı denilen hızlı uçan ve akrobasi hareketleri yapabilen uçaklara geçebilirsiniz. Daha profesyonel model uçaklara geçiş süresi kişiden kişiye değişir. Tamamen kişinin el becerisine göre farklılık gösteren bu süreç, simülatör desteği ile de kısaltılabilir.
-Simülatör kullanmayı deneyin. Simülatör; elinizi alıştırmayı ve bilgisayar ortamında modeli kırmadan kontrol etmeyi öğrenmenize yardımcı olan bir bilgisayar programı. Simülatör sayesinde, başlardaki öğrenme aşamasında oluşacak kırılma ve hasarları aza indirebilirsiniz. Modelinizle aynı fonksiyonlara sahip simülatör programı ve kumandasını 50 TL’den başlayan fiyatlarla bulabilirsiniz.
-Özel eğitmen desteği alın. Bilgisayar başında oturup saatlerce simülatör ile vakit geçirmenin sıkıcı olacağını düşünüyorsanız, simülatör yerine ders almayı deneyebilirsiniz. Bu işi meslek haline getirmiş eğitmenlerden model uçak pistlerinde ders almanız mümkün.
Birbirine bağlı iki kumanda ile komutları, kontrolleri öğrenebilirsiniz. Genellikle ilk gün sonunda öğrenciler modeli uçuracak duruma gelebiliyor. Nadir durumlarda eğitmeniniz size simülatör ile çalışmanızı tavsiye edip bir ders daha almanızı isteyebilir. Model uçak pistlerinde verilen bu derslerin günlük ücretleri ortalama 100 $’dan başlıyor. İstediğiniz kadar ders alabilir, kendinizi hazır hissedene kadar bu alıştırmalara devam edebilirsiniz.
-Kendinizi hazır hissettiğinizde uçağınızı alıp geniş alan avına çıkın. Kendinizi biraz geliştirip modelinizi uçuracak duruma geldikten sonra çevrenizdeki boş ve uygun olan alanlardan herhangi birinde çalışmalarınıza başlayabilirsiniz. Ancak büyük şehirlerde yaşayan insanların uçak uçurabilmek için uygun alan bulması çok zor olduğundan modeller için hazırlanmış özel pistler bulunuyor. Ortalama günlük kullanım ücretlerinin 20 TL civarında olduğu bu pistlerde modelinizi uçururken farklı insanlar ile tanışıp bilgi paylaşımında bulunup hoş sohbetler yapabilirsiniz.
***Modellerin klasik oyuncaklardan farklı olduğunu unutmamak gerekiyor. Aldığınız oyuncakları, yedek parçaları olmadığı için kırıldığı ya da bozulduğu zaman bir daha kullanamazsınız ama modeller yedek parçaları temin edilebilen, istenirse modifiye ederek performansını arttırabileceğiniz profesyonel ürünlerdir.
İyi oyunlar.
Zeynep GÜNDÜZ www.technomodel.com